Pages

Subscribe:

Ads 468x60px

İzmir İli Tarihi Eserleri 5 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İzmir İli Tarihi Eserleri 5 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2013 Perşembe

İzmir İli Tarihi Eserleri 48

Kemeraltı Camisi
izmir Anafartalar Caddesi’nde, Kemeraltı Çarşısı içerisinde 853. Sokak’ta bulunan bu camiyi Yusuf Çamazade Ahmet Ağa 1671 yılında yaptırmıştır. Cami dükkânlar ve yapılar arasında sıkışmış durumdadır.
Kesme taştan yapılan caminin önünde üç kubbeli bir son cemaat yeri bulunmaktadır. İbadet mekânı kare planlı olup, üzerini merkezi tromplu bir kubbe örtmektedir.Caminin dış kenarları saçak hattından yüksek yuvarlak kemerli dışa taşkın birer pencere ile aydınlatılmıştır. Bunun dışında ibadet mekânı iki sıra halinde pencerelerle aydınlatılmıştır. Bunlardan alt sıradakiler yuvarlak kemerli olup, ikinci sıra pencereler daireler halindedir.
Minber ve mihrabı bir özellik taşımamaktadır. Caminin içerisi XVIII. yüzyıla tarihlenen kalem işleri ile bezenmiştir. Bu bezeme XX. yüzyılın ikinci yarısında yapılan onarımlar sırasında eski izlere dayanılarak yenilenmiştir.
Kesme taş kaideli minaresi yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Caminin bitişiğinde XVIII. yüzyılda yapılmış bir sebil bulunmaktadır.
Konak (Yalı) Camisi (Konak)
İzmir Konak Meydanı’nda, Hükümet Konağı’nın önündeki bu camiyi Mehmet Paşa’nın kızı Ayşe Hanım 1754 yılında yaptırmıştır. Depremde zarar gören camiyi I. Dünya Savalı sırasında Rahmi Bey h. 1336 (1920) onarmıştır. Bu onarımı belirten bir kitabe giriş kapısı üzerinde bulunmaktadır. Cami 1964 yılında bir kez daha onarım geçirmiştir.
Klasik Osmanlı mimarisi üslubunda yapılmış olan cami sekizgen planlıdır. Pencerelerin etrafını çeviren çinilerle dikkati çekmektedir. Yapımında taş ve tuğla birlikte kullanılmıştır. İbadet mekânını sekizgen bir kasnak üzerine oturmuş küçük bir kubbe örtmektedir. Caminin içerisi çinilerle bezenmiştir.
Kesme taş kaide üzerine tek şerefeli, yuvarlak gövdeli minaresi bulunmaktadır.
Caminin yanında Saat Kulesi ile 15 Mayıs 1919’da Yunanlılar tarafından şehit edilen Tahsin Bey için dikilen İlk Kurşun Anıtı

5 Ocak 2013 Cumartesi

İzmir İli Tarihi Eserleri 47


Parmaklı Mescit (Bergama)
İzmir ili Bergama ilçesinde bulunan bu caminin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi ve banisi kesinlik kazanamamıştır. Yapı üslubundan XIV. yüzyılın sonunda veya XV. yüzyılın başında yapıldığı sanılmaktadır.
Moloz, kesme taş ve tuğla hatıllı olarak yapılmış olan bu mescit, kare planlı olup, üzeri sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülüdür. Duvar işçiliğinde yer yer antik yapılardan getirilmiş taşlar da kullanılmıştır. Mescidin doğu cephesinde altıgen ve baklava dilimleri şeklinde duvar bezemesi yapılmıştır. Bunlar Selçuklu mimari geleneğinin devamı niteliğindedir.
İbadet mekânını örten kubbe Türk üçgenlerinin yardımı ile sekizgen kasnak üzerine oturtulmuştur. Kubbenin ve trompların üzerleri kiremit örtülüdür. Duvarlarındaki izlerden değişik zamanlarda onarım gördüğü ve duvarların yenilendiği anlaşılmaktadır. Bunu belirten ilk yapıya ait yuvarlak tuğla kemer izleri görülmektedir.
İbadet mekânı iki sıra halinde düzensiz pencere dizileri ile aydınlatılmıştır. Yuvarlak niş şeklindeki mihrabında bezeme bulunmamaktadır. Caminin yanındaki taş kaide üzerinde olduğu sanılan minarenin yalnızca kaidesi günümüze gelebilmiştir.

Ulu Cami (Bergama)

İzmir ili, Bergama ilçesinde bulunan Ulu Cami’yi Sultan Yıldırım Beyazıt 1399 yılında yaptırmıştır. Cami 1905 yılında ve 1949 yılında onarılmıştır.
Kesme taştan dikdörtgen planlı yapılmış olan caminin ibadet mekânı dört payenin taşıdığı, sekizgen kasnaklı, aynı eksen üzerinde üç kubbe ile örtülmüştür. İbadet mekânına giriş kapısı yan tarafta olup, dikdörtgen çerçeve içerisine alınmış, yuvarlak kemerlidir. İbadet mekânı her duvarda ikişer tane altlı üstlü dörder pencere ile aydınlatılmıştır. Bunlardan üst sıradakiler alçı şebekelidir.
Mihrap yuvarlak niş şeklinde olup, Selçuklu sülüsü ile yazılmış girift bir kitabesi bulunmaktadır. Aynı zamanda mihrap geometrik bezemelerle ve alçı kabartmalarla süslenmiştir. Minber mermerden olup, geometrik bezemelidir.
Yanındaki 38 m. yüksekliğindeki minaresi taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli, tek şerefelidir. Minare 1949 yılında onarılmıştır.
Kemeraltı Camisi

İzmir İli Tarihi Eserleri 46

Selçuklu Minaresi (Bergama)
İzmir ili Bergama ilçesinde bulunan minare XIII.-XIV. yüzyıl başlarında yapılmış bir mescide aittir. Mescit günümüze gelememiştir. Bu bakımdan banisi ve yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber minare Selçuklu üslubunun tüm özelliklerini yansıtmaktadır.
Taş kare kaide üzerine yuvarlak tuğla gövdeli olan minare lacivert, firuze ve yeşil renkli sırlı tuğlalarla örülmüştür. Şerefe altı mukarnaslı olup, petek kısmı taş ve tuğlalar karışık olarak örülmüş, 3–6 sıra tuğla tüm petek gövdesini kaplamıştır.

Laleli Cami (Bergama)
İzmir ili Bergama ilçesinde, Viran Kapı yanında bulunan bu cami 1534 yılında yapılmıştır.
Kesme taş, moloz taş ve antik yapılardan getirilmiş taşlardan yapılan cami kare planlıdır. Caminin önünde üç bölümlü, üzeri kubbeli son cemaat yeri bulunmaktadır. İbadet mekânı kare planlı olup, üzeri kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. İbadet mekânı altlı üstlü iki sıra halinde pencerelerle aydınlatılmıştır. Ancak bu pencere düzeni yapılan onarımlar sırasında özelliğinden uzaklaşmıştır. Mihrap ve minberi sanat tarihi yönünden bir özellik taşımamaktadır.
Son cemaat yerinin yanında bulunan minaresi kare kaide üzerine yuvarlak tuğla gövdeli, tek şerefelidir.

İzmir İli Tarihi Eserleri 45

Kulaksız Cami (Bergama)
İzmir ili Bergama ilçesinde bulunan bu caminin banisi bilinmemektedir. 1803 yılında eski bir yapının kalıntısı üzerine yapılmıştır. Caminin batı yönündeki duvar eski yapıya aittir. Değişik dönemlerde yapılan onarımlarla ve yakın tarihlerde önüne yapılan ilavelerle özelliğinden büyük ölçüde uzaklaşmıştır.
Cami kesme ve moloz taştan dikdörtgen planlı olarak yapılmış olup, üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. Mihrap ve minberi bir özellik taşımamaktadır.
Caminin yanındaki minaresi kesme taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.

Kurşunlu Cami (Bergama)
İzmir ili Bergama ilçesinde bulunan bu cami kaynaklardan öğrenildiğine göre 1439 yılında yapılmıştır. Değişik zamanlarda yapılan onarımlarla XV. yüzyıl mimari özelliğinden oldukça uzaklaşmıştır. Bu arada da caminin önüne mimarisini gölgeleyen geniş saçaklıklı, ahşap bir son cemaat yeri eklenmiştir.
Cami kesme taştan yapılmış olup, kare planlıdır. İbadet mekânının üzeri 9.20 m. çapında kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Mihrap yuvarlak bir niş şeklinde olup, minberi ahşaptandır.
Yanındaki minaresi taş kaide üzerine tuğladan yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.

Ansarlı Cami (Bergama)
zmir Bergama ilçesi, Selçuk Mahallesi’nde bulunan bu caminin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Kaynaklardaki bilgiye ve yapının mimari üslubuna dayanılarak 1544 yılında yapıldığı sanılmaktadır.
Kesme taştan yapılmış olan cami kare planlı olup, üzeri tromplu ve sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Caminin önündeki son cemaat yeri iki sütunun ve yan duvar uzantılarının taşıdığı üç kubbe ile örtülmüştür. Buradaki sütunlar birbirlerine sivri kemerlerle bağlanmıştır.
Son cemaat yerinden girilen giriş kapısı yuvarlak kemerli olup, beyaz mermerdendir. Caminin yanındaki minaresi taş kaide üzerine kesme taştan yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.
Caminin önündeki şadırvanı Roma dönemine ait bir lahitten yapılmıştır.

İzmir İli Tarihi Eserleri 44

Fatih Camisi (Foça)
İzmir ili Foça ilçesinde bulunan bu caminin üzerinde iki ayrı kitabe bulunmaktadır. Avlu kapısı üzerindeki kitabeden öğrenildiğine göre Mustafa Ağa isimli bir kişi tarafından 1531 yılında, Fatih Sultan Mehmet’in isteği üzerine Foça’nın Osmanlı topraklarına katılmasından sonra yaptırılmıştır. Sonraki yıllarda Kanuni Sultan Süleyman’ın emri ile, ancak padişahın ölümünden sonra 1569–1570 yılında yeniden yaptırıldığı ibadet mekânına giriş kapısı üzerindeki kitabeden öğrenilmektedir.
Cami bir sıra kesme taştan bir sıra tuğla hatıllı ve dikdörtgen planlı olarak yapılmış, üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. Caminin önünde yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanmış altı sütunun taşıdığı bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Bu son cemaat yeri ibadet mekânını örten çatının devamı ile örtülüdür. İbadet mekânına giriş kapısı yuvarlak kemerli ve mermerden olup, üzerinde sağır bir kemer ve Kanuni Sultan Süleyman’ın isteği ile yapıldığını belirten kitabe bulunmaktadır. İbadet mekânı altlı üstlü iki sıra halinde ikişer pencere ile aydınlatılmıştır. Bu pencerelerin alt sırasındakiler dikdörtgen, üst sıradakiler de alçı vitraylıdır.
Mihrap yuvarlak bir niş şeklindedir. Caminin yanındaki minaresi kesme taş kaideli, yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.

Şadırvanlı Cami (Bergama)
İzmir Bergama ilçesinde bulunan bu cami 155o yılında yaptırılmıştır. Önündeki şadırvandan ötürü halk arasında Şadırvanlı Cami olarak tanınmaktadır.
Kesme taştan yapılmış olan cami kareye yakın dikdörtgen planlı olup, ibadet mekânının üzeri tromplu sekizgen kasnağa oturan merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. Caminin önünde üç kubbeli bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Mihrap ve minberi sanat tarihi yönünden herhangi bir özellik taşımamaktadır.
İbadet mekânı altlı üstlü iki sıra halindeki pencerelerle aydınlatılmıştır. Yanındaki minaresi kesme taştan yuvarlak gövdeli ve tek şerefeli olup, 1952 yılında yenilenmiştir.

İzmir İli Tarihi Eserleri 43

Hafız Süleyman Mescidi (Foça)
İzmir ili Foça ilçesinde bulunan bu cami kitabesinden öğrenildiğine göre Foça Kalesi Dizdarı Kurt Hacı Mustafa tarafından 1548 yılında yaptırılmıştır. Günümüze gelemeyen bu yapının yerine eski kalıntılarından da yararlanılarak XIX. yüzyılın sonunda Hafız Süleyman isimli bir kişi tarafından yeni bir cami yaptırılmıştır.
Cami I. Dünya Savaşı sırasında ibadete kapatılmış, uzun süre harap bir durumda kalmış, 1992 yılında onarılarak yeniden ibadete açılmıştır.
Bugünkü cami kesme taş ve moloz taştan kare planlı olarak yapılmış olup, üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. Giriş kapısı önüne ahşap bir sundurma eklenmiştir. İçten düz tavanlı olan ibadet mekânı içerisinde sanat tarihi yönünden önemli herhangi bir bezeme bulunmamaktadır. İbadet mekânı altlı üstlü pencerelerle aydınlatılmıştır. Bunlardan alt sıradakiler dikdörtgen söveli olup, üst sıradakiler ise yuvarlaktır.

Kayalar Camisi (Foça)
İzmir ili Foça ilçesinde, Fatih Camisi’nin 200 m. kuzeydoğusunda bulunan bu caminin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi ve banisi konusunda kesin bilgi bulunmamaktadır. Bununla beraber yapının mimari üslubundan XV.-XVI. yüzyılda yapıldığı, XIX. yüzyılda da minaresinin yenilendiği anlaşılmaktadır.
Cami moloz taştan ve antik çağa ait devşirme taşlardan dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. Üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. İçten düz tavanlı olan yapı değişik zamanlarda yapılan onarımlarla orijinalliğinden oldukça uzaklaşmıştır.
Mihrap ve minberi sanat tarihi yönünden herhangi bir özellik taşımamakta olup, geç devir bezemeleri ile süslenmiştir. Yanındaki taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli tek şerefeli minaresi XIX. yüzyıl mimari üslubunu yansıtacak biçimde soğan kubbelidir.

İzmir İli Tarihi Eserleri 42

İshak Bey Camisi (Selçuk)
İzmir ili Selçuk ilçesinde, Aydın-İzmir yolu kavşağında bulunan bu caminin yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber yapı üslubundan XIV. yüzyılın başlarında Aydınoğulları döneminde yapıldığı sanılmaktadır. Oldukça harap olan bu cami İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 2005–2006 yılında onarılarak ibadete açılmıştır.
Cami kesme taştan tuğla hatıllı, kare planlıdır. İbadet mekânının üzeri sekizgen kasnaklı kiremitli bir kubbe ile örtülüdür. İbadet mekânının iki yan duvarında altlı üstlü birer pencere ile aydınlatılmıştır. Mihrap yuvarlak bir niş şeklinde olup, dışarıya dikdörtgen çıkıntı yapmıştır. Caminin son cemaat yeri sonradan eklenmiştir.
Cami içerisinde bezeme elemanına rastlanmamıştır. Caminin yanındaki minaresi yapıdan ayrı olup, dikdörtgen taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Şerefe altında dönemine uygun mukarnaslar görülmektedir.

İsa Bey Camisi (Selçuk)
İzmir ili Selçuk ilçesinde, Ayasuluk Kalesi ile St. John Kilisesi’nin bulunduğu tepenin batı yamacında olan bu cami, kapı üzerindeki kitabesinden öğrenildiğine göre h.776 (1375) tarihinde Aydınoğlu İsa Bey tarafından yaptırılmıştır. Mimarı Ali Bin Müşeymeş ed-Dımışki’dir. Aydınoğlu İsa Bey’in vakfiyesi günümüze gelemediğinden bu cami ile ilgili bilgiler eski gezginlerin yazdıklarından öğrenilmektedir. Evliya Çelebi bu yapıdan söz ederken kitabesini de kaydetmiştir.
Kitabe:
“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla bu mübarek caminin inşa edilmesini büyük sultan, Millet fertlerinin maliki, İslam’ın ve Müslümanların sultanı, Devletin, dinin ve dünyanın medarı iftiharı Aydınoğlu Mehmet oğlu İsa emretti. Tanrı mülkünü ebedi kılsın. Ali İbni Dımışki yaptı ve bunu Şevval ayının 9’unda ve 776 (1375) senesinde yazdı”.
Cami Selçuk’un (Ayasuluk) Osmanlı yönetimine girmesinden sonra önemini yitirmiş ve cami de kendi haline terk edilmiştir. Zamanla harap olan bu yapı XIX. yüzyılın sonlarında çok bakımsız duruma gelmiştir. XIX. yüzyılın sonlarında bir süre kervansaray olarak kullanılmış, bu sırada da yapıda bir takım değişiklikler meydana gelmiştir. Örneğin; güney duvarındaki mihrap sökülmüş ve yerine bir kapı açılmıştır. XIX. yüzyılın sonlarında kırılan, parçalanan mihrabın üst kısmı İzmir Kestanepazarı Camisi’ne götürülmüş ve oradaki mihrabın üzerine yerleştirilmiştir. Mihrap üzerindeki kitabe frizi de yine İzmir’e götürülmüştür. Ayrıca kuzey ve doğu yönlerindeki kapılardan kitabeler başta olmak üzere mimari parçaları da yerlerinden sökülmüştür. Bu kapıların kitabelerin XIX. yüzyılın sonlarında İzmir’e götürüldüğü kaynaklardan öğrenilmektedir. Yalnızca doğu kapısındaki kitabe Çorapkapı Camisi’nin mihrabı üzerine, kuzey kapısı üzerindeki kitabe de Kestanepazarı Camisi’nin son cemaat yerindeki pencere üzerine yerleştirilmiştir.
İsa Bey Camisi Avusturya Arkeoloji Enstitüsü’nün Efes’te yaptığı kazı çalışmaları sırasında G.Niemann 1895’te bu yapıyı da incelemiş ve küçük çapta da olsa düzenleme çalışmaları yapılmıştır. Sonraki yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı ve İzmir Vakıflar Müdürlüğü 1934 yılında ortaklaşa bir restorasyon çalışması yapmıştır. 1988 yılında ise Vakıflar Genel Müdürlüğü yapıyı bir kez daha restore etmiş ve düzenlemiştir.
Yapının bulunduğu alanın bir yamaçta olması, kuzey ve doğu cephelerini büyük ölçüde etkilemiştir. Bu nedenle de kuzey ve doğu cephelerinde çok az sayıda pencere açılmıştır. Ancak yapının anıtsal görünümü düz bir arazide bulunan güney ve batı cephelerinde açıkça görülmektedir. Batı cephesinde diğer cephelerdeki kesme taş, kireç taşı ve devşirme malzeme uygulanmamış, bütün yüzey düzgün devşirme bloklarla kaplanmıştır. Bezeme yönünden de bu cephe diğerlerinden daha farklı görünümdedir.
Cami enine gelişen iki nefli bir ibadet mekânı ile buna kuzey yönünde eklenen revaklı bir avludan meydana gelmiştir. Batı cephesinde cami ile avlu duvarlarının birleştiği noktada anıtsal bir giriş kapısı bulunmaktadır. Kapının iki yanında, zemin kısmında sıra halinde nişler görülmektedir. Günümüzde camekânla kapatılan bu nişlerin aslında aptes alma muslukları olarak kullanıldıkları sanılmaktadır. Bu nişlerin üzerinde bulunan pencereler iki sıra halinde tüm cepheyi kaplamaktadır. Böylece yapıya, alt sırada nişler, üst sırada da pencerelerle cephe üçlü bir görünüm verilmiştir. Buradan iki yandaki merdivenlerle çıkılan mermerden bir taç kapı yer almaktadır. Bunun üzerine de günümüzde şerefeden yukarısı yıkılmış olan minare yerleştirilmiştir. Doğu kapısının üzerinde de bu minarenin bir benzerine yer verilmiştir. Ancak bu minare günümüze ulaşamamış, XVII. Yüzyıldaki gravürlerde de görülmemektedir.
Giriş kapısından dikdörtgen planlı, ortasında sekizgen bir havuz olan avluya girilmektedir. Avlunun üç yönden revakla kuşatıldığı günümüze gelebilen izlerden anlaşılmaktadır. Antik yapılardan buraya getirilmiş 12 sütun bu bölümün revaklarla kuşatıldığının kanıtıdır. Geniş kemerlerle birbirine bağlanan bu sütunlar ve duvarlardaki konsollar, tuğla kemer izleri, revaklarının üzerinin örtülü olduğunu da göstermektedir.
Caminin ibadet mekânı 18.00x48.00 m. ölçüsünde dikdörtgen planlı olup, ortasındaki sekizer metre aralıklarla dizilmiş dört granit sütunla iki eşit sahna ayrılmıştır. Bunlar mihrap yönünde dik bir sahınla (transept) kesilmiş ve ortaya çıkan birbirine eşit iki mekân yan yana 9.00 m. çapında yüksek kasnaklı birer kubbe ile örtülmüştür. Sekizgen kasnaklı olan bu kubbelerden birincisine Türk üçgenleri ile diğerine de pandantiflerle geçilmiştir. Buradaki büyük sütunların antik limanın yanındaki hamamdan getirildiği sanılmaktadır. Bu kubbelerin dışında kalan bölümler çift meyilli çatılarla örtülmüştür.
İsa Bey Camisi Aydınoğulları dönemini yansıtan mimarisinin yanı sıra bezemeleri ile de dikkati çekmektedir. Batı cephesindeki pencere ve giriş kapısı üzerinde zengin ve renkli taş bezemelerle karşılaşılmaktadır. Ayrıca pencerelerde geçme örnekleri ile düğümlü geçmeler birlikte kullanılmıştır. İbadet mekânında mihrap önü kubbesi mozaik çini tekniğinde yapılmış pandantifleri firuze, kahverengi ve koyu mavi renkte çinilerle kaplanmıştır. Bu çinilerin arasına tuğlaların yardımı ile altı köşeli yıldızlar ve altıgenlerden meydana gelen geometrik bir bezeme meydana getirilmiştir.

İzmir İli Tarihi Eserleri 41

Ulu Cami (Aydınoğlu Camisi) (Ödemiş)
İzmir ili Ödemiş ilçesinde bulunan bu camiyi Aydınoğlu Mehmet Bey 1312 yılında yaptırmıştır. XIV. yüzyılda Ödemiş ve çevresi Aydınoğulları’nın egemenliği altında bulunuyordu.
Selçuklu üslubunu yansıtan cami kesme taştan kare planlı olarak yapılmıştır. İbadet mekânı dörder sütundan oluşan üç dizi sütunla beş sahna ayrılmıştır. İbadet mekânının önünde sekiz sütunun taşıdığı, üzeri çatılı bir son cemaat yeri bulunmaktadır.
Mihrabı Selçuklu geleneğini yansıtan çinilerle bezelidir. Mozaik kakma tekniğinde yapılan mihrap firuze ve koyu mor renkte geometrik yıldız ve geçmelerden meydana gelmiştir. Ayrıca kıvrık dal ve Rumiler mihrabı çepeçevre kuşatmıştır. Selçuklu ustası Muzaferiddin Bin Abdülvahid’in eseri olan minber Selçuklu üslubunda, ceviz ağacından çivi kullanılmadan geçme tekniği ile yapılmıştır. Üzerindeki kitabeden minberin sekiz yıl sonra tamamlandığı anlaşılmaktadır. Caminin içerisindeki pencere kapakları da yine aynı ustanın eseridir.
Caminin güneybatı köşesinde kesme taş kaideli, yuvarlak gövdeli, tek şerefeli minaresi bulunmaktadır.

Karakol Yanı Camisi (Selçuk)
İzmir Selçuk ilçesinde bulunan bu caminin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Yakın tarihlerde onarılan caminin mimari üslubundan Aydınoğulları döneminde, XIV. yüzyılda yapıldığı, sonraki yıllarda da onarıldığı anlaşılmaktadır.
Cami kesme taştan tuğla hatıllı, kare planlıdır. Önünde iki sütun ve iki payenin yuvarlak kemerlerle birbirine bağlandığı üç bölümlü bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Yuvarlak kemerli bir kapıdan içerisine girilen caminin üzeri yüksek kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Kasnağın üzerine sağır nişler yapılmıştır. Bu nişlerin içerisine de yuvarlak kemerli küçük vitraylı pencereler yerleştirilmiştir.
Caminin iki yan duvarında dikdörtgen söveli, sağır kitabelikli ikişer pencere bulunmaktadır. Bunların üzerinde de yuvarlak kemerli vitraylı pencereler yerleştirilmiştir.
Mihrap yuvarlak bir niş şeklinde olup, çağına uygun bezemesi günümüze gelememiştir. Caminin ibadet mekânının duvarına bitişik olan minaresi kesme taş kaideli, tuğladan silindirik gövdeli ve tek şerefelidir. Şerefe altına baklava motifleri ile bezeme yapılmıştır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız